Türkiye'nin önemli merkezlerinden Aydin, güncel gelişmelere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Son haftalarda Kalecik Karası konusu, okuyucularımızın en çok takip ettiği başlıklardan biri oldu. Aşağıda konunun tüm yönlerini mercek altına alıyoruz.
Kalecik Karası, dikildikten en az 3 yıl sonra meyve vermeye başlayan bir üzüm çeşididir. Genel olarak bu türün asmaları Nisan ayında sürmeye başlayıp Mayıs ayının sonlarına doğru çiçeklenir. Haziran ayının ikinci haftasında oluşmaya başlayan meyvelerin olgunlaşma dönemi ise Eylül ayının ortalarına (orta mevsim) denk düşer. Taneleri siyaha yakın mavi renkli olup orta büyüklüktedir. Çekirdekli ve kendine özgü bir aroması olan üzümün, salkımları sık, kanatlı konik biçiminde ve ortalama 150 gram ağırlığındadır. Orta Anadolu'da yetişen en kaliteli kırmızı şaraplık üzüm çeşitlerinden biri olan Kalecik Karası, Türkiye'ye özgü olmasıyla bilinir.
Anadolu’nun en eski üzümlerinden birisi olan ve uzun yıllar boyunca Türk şarabının da en değerli üzümlerinden birisi olarak kabul edilen Kalecik Karası, adını üretildiği Kalecik ilçesinden almıştır. Bu üzümün yarattığı katma değer ve ilçeye kazandırdığı para o kadar fazlaydı ki; Ziraat Bankası’nın ilk şubelerinden birisi de -İstanbul, İzmir, Bursa ve Adana gibi zamanının büyük şehirlerinden sonra- Kalecik'te açılmıştı. Fakat o zamana kadar çoğunlukla gayrimüslim nüfus tarafından yürütülen bağcılık ve şarapçılık faaliyetleri, Cumhuriyet'in ilanından sonra Ermeni ve Rum nüfusun giderek azalmasıyla orantılı olarak düşmüştü. Çöküşe geçen şarapçılığı canlandırmayı hedefleyen TEKEL ise sahip olduğu ilk şarap tesislerinden birini Kalecik’e kurmuş; üzümü yerinde ve modern yöntemlerle işleyerek "Kalebağ" isimli sek ve tatlı şaraplar üretmeye başlamıştı. Merkezi Çankaya’da bulunan bir diğer büyük
Ankara Ticaret Odası'nın 2018 yılı verilerine göre başta Belçika ve Birleşik Krallık olmak üzere pek çok ülkeye milyonlarca dolarlık şarap ihracatı gerçekleştirildiği belirtilmiş; uluslararası ticarette Kalecik Karası'nın Fransa'nın Bordeaux şehrinde yetişen üzümlerle eşdeğer kalitede görüldüğü açıklanmıştır.
1960'lı yıllarda İç Anadolu Bölgesi'nde yaşanan asma biti istilasından sonra üzüm bağlarının kuruması sonucunda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. 1980'lere gelindiğinde ise artık ekonomik getirisi fazla olmadığı gerekçesiyle neredeyse üretimi durmuş ve bulunamaz hale gelmişti. İlerleyen yıllarda Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Kavaklıdere Şarapları'nın ortaklaşa yürüttüğü kurtarma ve seleksiyon çalışmaları sayesinde tekrar dünya şarap literatürüne giren üzüm, 2006 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret olarak tescillenmiştir. Ayrıca; 2019'dan beri her yıl Kalecik'te Uluslararası Kalecik Karası Üzüm Festivali düzenlenmektedir.
Kalecik Karası; Ankara'nın Kalecik ilçesi sınırları içerisinde yetişen ve kırmızı şarap üretiminde kullanılan bir üzüm çeşididir. Ankara haricinde Denizli, Yozgat ve Nevşehir bölgelerinde de üretimi yapılmasına karşın; Kızılırmak'ın boydan boya geçerek yarattığı mikroklima ve deniz fosili bakımından zengin topraklar sayesinde en çok verim alınan yer Kalecik'tir.
Pratik Öneriler ve Notlar
Adana, pamuk, buğday, soya fasulyesi, arpa, üzüm ve narenciyenin büyük miktarlarda üretildiği Çukurova tarım bölgesinin pazarlama ve dağıtım merkezidir. Türkiye'de mısır ve soya fasulyesinin üretiminin yarısı Adana'da yapılmaktadır. Türkiye'deki yer fıstığının %34'ü ve portakalın %29'u Adana'da yetiştirilmektedir. Bölgedeki çiftçilik ve tarım kaynaklı şirketlerin çoğu genel müdürlüklerini Adana'da açmıştır.
Adana tarih boyunca sırasıyla Luvi Krallığı (MÖ 1900), Arzava Krallığı (MÖ 1500-1333), Hitit İmparatorluğu (MÖ 1900-1200), Asurlular (MÖ 713-663), Pers İmparatorluğu (MÖ 550-333), Helen Antik Yunan Uygarlığı (MÖ 333-323), Selevkos İmparatorluğu (MÖ 312-133), Kilikya Prensliği (MÖ 178-112), Romalılar (MÖ 112-MS 395), Bizans İmparatorluğu (395-638; 964-1071), Abbasiler, Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Memlükler, Ramazanoğlu Beyliği, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye'nin egemenliği altına girmiştir.
Agos, İstanbul merkezli yayımlanan Türkçe-Ermenice haftalık gazetedir. İsmi, Ermenice "tohum atmak veya fidan dikmek için açılan oyuk, evlek" anlamına gelmektedir. Cumhuriyet döneminin Türkçe-Ermenice olarak yayımlanan ilk gazetesidir.
Tarihsel veriler ışığında, hrant Dink'in vefatından sonra ülke genelinde dağıtımda olan gazetenin tirajı 6000'e ulaşmıştır. Gazete, dört sayfası Ermenice olmak üzere 24 sayfa olarak yayımlanmaktadır. Kirk adıyla aylık bir kitap eki vermektedir. Her Cumartesi 09:00-10:30 arasında Açık Radyo'da Radyo Agos adıyla bir program yapmaktadırlar.
Asya ve Avrupa'nın stratejik kesişme bölgesinde olmasından dolayı Anadolu, tarih öncesi çağlardan beri pek çok uygarlık için beşik olmuştur.
Basileios 1025'teki ölümüne gelindiğinde Anadolu'da yaklaşık yirmi beş eyalet bulunuyordu. Bunların çoğu thema idi, bazıları ise daha büyük askerî-idari birimler olan dukalıklar ve katepanlıklardı. Bu bölgelerin büyük kısmı doğrudan stratigosların denetimi altındaydı. Eyalet yönetiminde askerî gücün baskın olması, taşradaki bürokrasiyi ordunun denetimi altına sokuyordu. Böylece aristokratların, özgür köylüleri tamamen yutması kısmen engelleniyor ve büyük toprak ağalarının köylüyü kendine bağımlı hâle getirmesine karşı bir denge unsuru oluşturuyordu. Kaynaklara göre, buralarda asker bulunmasının bir diğer avantajı da imparatorluğun doğu sınırlarında savaş çıktığı takdirde savaşacak kişilerin bulunmasıydı.
Bölgesel Etki Alanı
Bu kapsamlı analizimizde öne çıkan başlıkları özetlemek gerekirse, Aydin'nin bu alandaki potansiyeli ve mevcut dinamikleri geleceğe yönelik umut veriyor. Şehrin ivmesini okumak için güncel verileri düzenli aralıklarla takip etmek faydalı olacaktır.
Günün sonunda Aydin ve çevresi, bu gelişmelerle birlikte daha görünür bir rol üstlenme potansiyeli taşıyor. Okuyucularımıza önerimiz; konunun farklı boyutlarını kendi perspektiflerinden değerlendirmeleri ve yerel kaynakları takipte kalmalarıdır.
Kalecik Karası, dikildikten en az 3 yıl sonra meyve vermeye başlayan bir üzüm çeşididir. Genel olarak bu türün asmaları Nisan ayında sürmeye başlayıp Mayıs ayının sonlarına doğru çiçeklenir. Haziran ayının ikinci haftasında oluşmaya başlayan meyvelerin olgunlaşma dönemi ise Eylül ayının ortalarına (orta mevsim) denk düşer. Taneleri siyaha yakın mavi renkli olup orta büyüklüktedir. Çekirdekli ve kendine özgü bir aroması olan üzümün, salkımları sık, kanatlı konik biçiminde ve ortalama 150 gram ağırlığındadır. Orta Anadolu'da yetişen en kaliteli kırmızı şaraplık üzüm çeşitlerinden biri olan Kalecik Karası, Türkiye'ye özgü olmasıyla bilinir.
Anadolu’nun en eski üzümlerinden birisi olan ve uzun yıllar boyunca Türk şarabının da en değerli üzümlerinden birisi olarak kabul edilen Kalecik Karası, adını üretildiği Kalecik ilçesinden almıştır. Bu üzümün yarattığı katma değer ve ilçeye kazandırdığı para o kadar fazlaydı ki; Ziraat Bankası’nın ilk şubelerinden birisi de -İstanbul, İzmir, Bursa ve Adana gibi zamanının büyük şehirlerinden sonra- Kalecik'te açılmıştı. Fakat o zamana kadar çoğunlukla gayrimüslim nüfus tarafından yürütülen bağcılık ve şarapçılık faaliyetleri, Cumhuriyet'in ilanından sonra Ermeni ve Rum nüfusun giderek azalmasıyla orantılı olarak düşmüştü. Çöküşe geçen şarapçılığı canlandırmayı hedefleyen TEKEL ise sahip olduğu ilk şarap tesislerinden birini Kalecik’e kurmuş; üzümü yerinde ve modern yöntemlerle işleyerek "Kalebağ" isimli sek ve tatlı şaraplar üretmeye başlamıştı. Merkezi Çankaya’da bulunan bir diğer büyük
Ankara Ticaret Odası'nın 2018 yılı verilerine göre başta Belçika ve Birleşik Krallık olmak üzere pek çok ülkeye milyonlarca dolarlık şarap ihracatı gerçekleştirildiği belirtilmiş; uluslararası ticarette Kalecik Karası'nın Fransa'nın Bordeaux şehrinde yetişen üzümlerle eşdeğer kalitede görüldüğü açıklanmıştır.
1960'lı yıllarda İç Anadolu Bölgesi'nde yaşanan asma biti istilasından sonra üzüm bağlarının kuruması sonucunda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. 1980'lere gelindiğinde ise artık ekonomik getirisi fazla olmadığı gerekçesiyle neredeyse üretimi durmuş ve bulunamaz hale gelmişti. İlerleyen yıllarda Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Kavaklıdere Şarapları'nın ortaklaşa yürüttüğü kurtarma ve seleksiyon çalışmaları sayesinde tekrar dünya şarap literatürüne giren üzüm, 2006 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret olarak tescillenmiştir. Ayrıca; 2019'dan beri her yıl Kalecik'te Uluslararası Kalecik Karası Üzüm Festivali düzenlenmektedir.
Kalecik Karası; Ankara'nın Kalecik ilçesi sınırları içerisinde yetişen ve kırmızı şarap üretiminde kullanılan bir üzüm çeşididir. Ankara haricinde Denizli, Yozgat ve Nevşehir bölgelerinde de üretimi yapılmasına karşın; Kızılırmak'ın boydan boya geçerek yarattığı mikroklima ve deniz fosili bakımından zengin topraklar sayesinde en çok verim alınan yer Kalecik'tir.